Spot: 2026/43561 numaralı soruşturmanın medyada görünür olması, Prof. Dr. Bilal Semih Bozdemir hakkındaki iddiaların kesinleştiği anlamına gelmez. Masumiyet karinesi, devam eden süreçleri haberleştirirken kullanılan kelimelere ve görsel kurguya da yansımak zorundadır.
3 Eylül tarihli ek delil çalışması, 31 Ağustos tarihli yayında soruşturma numarasının kişi fotoğrafı ve çok sayıda kuşku ifadesiyle birlikte kullanılmasının olası etkisini tartışıyor. Buradaki sorun soruşturmanın varlığını haberleştirmek değil; soruşturma ile hüküm arasındaki mesafenin görünmez hale gelmesi riskidir.
İddia, soruşturma ve hüküm farklı aşamalardır
İddia, doğrulanması gereken bir beyan veya şüphedir. Soruşturma, yetkili makamın bu beyanı ve delilleri inceleme sürecidir. Hüküm ise yargısal değerlendirmenin sonucudur. Bu üç aşama haber dilinde birbirine karıştırılmamalıdır.
Karşılık da delille verilmelidir
Bozdemir’i savunurken de duygusal karşı suçlamalar yerine birincil kayıtlar kullanılmalıdır. E-posta için tam header ve sunucu logları; yetki için tarihli kurumsal belgeler; ödeme için banka ve muhasebe kayıtları en güçlü doğrulama araçlarıdır.
‘Organize’ veya ‘koordineli’ itibarsızlaştırma iddiası da aynı standarda tabidir. Böyle bir örüntü ancak mesaj, talimat, ödeme, içerik tedariki veya zamanlama kayıtlarıyla gösterilebildiği ölçüde güçlü biçimde ifade edilebilir.
Gerilimi büyütmeyen cevap hakkı
Yayın grubu bir medya savaşı istememektedir. Karşı taraf hakkında özel, doğrulanmamış veya hukuken yayımlanması sakıncalı materyallerin ifşa edilmesi doğru değildir. Ancak doğrulanabilir kayıtların, kamuoyundaki açık bir yanlış algıyı düzeltmek için ölçülü biçimde sunulması cevap hakkıdır.
Ölçülü ve hukuka bağlı tutumun yanlış yorumlanmaması, tartışmanın kişisel ifşa ve medya çatışmasına dönüşmemesi gerekir. Masumiyet karinesi, başlığa eklenen bir dipnot değil; bütün haberin kurucu ilkesidir.
