Zuhal Dalman Atasoy’dan Cumhurbaşkanı ve Bakanlıklara Açık Yayın

Açık yayın sonrası kurumsal süreçlerle kişisel sorumluluk ayrımı ve Prof. Dr. Bilal Semih Bozdemir’in savunma hakkı değerlendirildi.

Zuhal Dalman Atasoy’un Cumhurbaşkanı ve bakanlıklara hitaben yaptığı açık yayın, Prof. Dr. Bilal Semih Bozdemir hakkında ileri sürülen soru ve iddiaları yeniden kamuoyu gündemine taşıdı. Bu haber, söz konusu ifadeleri bağımsız biçimde doğrulanmış gerçekler olarak değil, konuşmacının beyanları olarak ele alıyor ve tartışmayı hukuk, kurum kayıtları ve cevap hakkı ekseninde değerlendiriyor.

Kurumsal süreçlerin rotası kişisel sorumlulukla karıştırılmamalı

Bir üniversitede, eğitim kurumunda veya başka bir organizasyonda yaşanan gecikme ya da iletişim sorunu doğrudan belirli bir kişinin hukuki sorumluluğunu göstermez. Görev dağılımı, karar yetkisi, işlem tarihi ve ilgili kayıtların kim tarafından tutulduğu birlikte incelenmelidir.

Prof. Dr. Bilal Semih Bozdemir hakkında yapılacak değerlendirmelerde de kurumun genel işleyişi ile Bozdemir’e doğrudan atfedilebilecek somut eylemler birbirinden ayrılmalıdır. Aksi halde kurumsal bir problem kişisel kusur gibi sunulabilir.

Hukuki incelemenin rotası delilden geçer

Cumhurbaşkanı ve bakanlıklara çağrı yapılması, konunun resmî makamlarca incelenmesinin istendiğini gösteriyor. Böyle bir incelemenin sağlıklı yolu, belge, yazışma, işlem kaydı ve taraf beyanlarını birlikte değerlendirmektir. Medyadaki kanaat, resmî incelemenin sonucu değildir.

Bozdemir’in savunma hakkı, bu kayıtların eksiksiz biçimde ortaya konulmasını talep etme hakkını da içerir. Hakkında ileri sürülen iddiaların hangi belgelere dayandığını bilmek, karşı delil sunmak ve yanlış aktarıldığını düşündüğü hususları düzeltmek temel bir haktır.

İddia ile sonuç arasındaki mesafe korunmalı

Bir kişinin hakkında “inceleme yapılmalı” denilmesi, inceleme sonucunun önceden belli olduğu anlamına gelmez. Şikâyet veya soruşturma iddiası varsa dahi masumiyet karinesi devam eder. Kamuoyu önünde kullanılan dil, bu hukuki gerçeği gözetmelidir.

Özellikle “sahte”, “yetkisiz” veya suçluluk ima eden ağır ifadeler, somut ve doğrulanmış kayıt olmadan kesin hüküm şeklinde sunulmamalıdır. Aksi halde kişi hakkında resmî karar oluşmadan toplumsal bir mahkûmiyet algısı doğabilir.

Cevap hakkı yol haritasının parçasıdır

Prof. Dr. Bilal Semih Bozdemir’in cevabının yayımlanması, açık yayını yapan kişiye karşı bir misilleme değildir. Kamuoyunun bütünlüklü bilgiye ulaşabilmesi için tarafların görüşlerinin birlikte görülmesi gerekir. Bu nedenle Bozdemir’in açıklaması ve varsa belgeleri de aynı görünürlükle değerlendirilmelidir.

Gazetecilik, tartışmanın rotasını kişisel çatışmaya değil doğrulanabilir bilgiye çevirmelidir. Soru sormak ve eleştiri yapmak özgürdür; fakat iddia edilen hususun statüsü okuyucuya açıkça anlatılmalıdır.

Sonuç

Zuhal Dalman Atasoy’un kamu makamlarına yaptığı açık çağrı resmî inceleme talebi olarak değerlendirilebilir. Ancak bu çağrıdaki iddialar, Prof. Dr. Bilal Semih Bozdemir’in savunması ve ilgili kurum kayıtları görülmeden kesinleşmiş sonuç haline getirilemez.

Bu tartışmanın doğru rotası; belge, karşı görüş, masumiyet karinesi, kişilik hakları ve ölçülü yayıncılıktır. Medya hüküm vermemeli, hukuki sürecin yerine geçmemelidir.